Derin uzaydan gelen gizemli sinyaller, 1977’deki ünlü “WOW” dalgasından, 2025’te keşfedilen olağanüstü ASKAP J1832–0911 kaynağına kadar gökbilimin en merak uyandırıcı sırları arasında yer alıyor.

Dünya’ya sürekli olarak derin uzaydan sinyaller ulaşıyor. Bunların bir kısmı pulsarlar, çarpışan yıldızlar ya da Güneş gibi doğal kaynaklardan geliyor. Ancak bazıları hala açıklanamıyor ve uzmanlara göre kökenleri dünya dışı olabilir.

1977’NİN EFSANESİ: “WOW” SİNYALİ

En ünlüsü, 1977’de keşfedilen ve kayıtlara ‘WOW!’ sinyali olarak geçen gizemli dalgaydı. Astronom Jerry Ehman, sinyali gördüğünde çıktıya “Wow!” yazarak tepkisini kayda geçirmişti.

On yıllar boyunca bunun uzaydaki akıllı bir uygarlığın iletişim girişimi olabileceği tartışıldı. Son dönemde modern tekniklerle yapılan incelemeler, sinyalin önceki tahminlerden dört kat daha güçlü olduğunu ortaya koydu.

GİZEMLİ GÖKSEL VARLIK: ASKAP J1832–0911

2025’in başında bilim insanları, ASKAP J1832–0911 adlı kozmik bir varlığın her 44 dakikada bir, iki dakika boyunca hem radyo dalgaları hem de X-ışını yaydığını tespit etti.

Yaklaşık 14 bin 700 ışık yılı uzaklıktaki bu kaynak, ilk kez böyle bir davranış sergileyen bir “uzun dönemli geçici nesne” olarak kayıtlara geçti.

Uzmanlara göre bu düzenli ve olağan dışı aralıklarla açılıp kapanan sinyaller, mevcut fizik kurallarıyla açıklanamıyor. Hatta bunun, insanlığın daha önce hiç görmediği yeni bir gök cismi sınıfı olabileceği belirtiliyor.

8 MİLYAR YILLIK RADYO PATLAMASI

2024’te, FRB 20220610A adı verilen olağanüstü güçlü bir radyo dalgasının kaynağı tespit edildi.

Tam 8 milyar yıl yol kat ederek Dünya’ya ulaşan bu “hızlı radyo patlaması”nın (FRB) kaynağı, evren henüz 5 milyar yaşındayken var olan bir gökada kümesi olarak belirlendi.

NASA’nın Hubble Teleskobu sayesinde görüntülenen bu sıkışık galaksi kümesi, bazı astronomlara göre gelişen uygarlıkların “gezegenler arası yolculuk” için en uygun ortamlarından biri olabilir.

YAŞAMIN EN GÜÇLÜ İPUCU: K2-178B

Doğrudan bir sinyal olmasa da, geçtiğimiz aylarda bilim insanları, yaşam ihtimaline dair bugüne kadarki en güçlü kanıtlardan birini duyurdu.

K2–18b adlı uzak bir gezegenin atmosferinde, yalnızca Dünya’daki canlı organizmalar tarafından üretilen dimetil sülfür (DMS) ve dimetil disülfür (DMDS) tespit edildi.

James Webb Uzay Teleskobu’nun (JWST) verileriyle elde edilen bu bulgular, Cambridge Üniversitesi öncülüğünde yapıldı.

Araştırmayı yöneten Prof. Nikku Madhusudhan, “Elimizdeki verilere göre, okyanuslarla kaplı ve yaşamla dolu bir Hycean dünya senaryosu en uygun açıklama. Bu, evrende yalnız olup olmadığımız sorusuna cevap verebileceğimiz dönüm noktası olabilir” dedi.

K2–18b, Dünya’dan yaklaşık 124 ışık yılı uzaklıkta, Aslan takımyıldızında yer alıyor. Yıldızının “yaşanabilir bölgesinde” dönüyor ve Dünya’dan 2,6 kat büyük, 8,6 kat daha ağır.